Forno Marco Roscioli – Roma – İtalya

Nasıl başlasam nasıl anlatsam.. Kelime bulamıyor değilim, aksine kafamda sıralayamıyorum; bu kadar uzaktayken bile beni hala heyecanlandıran, toksam acıktıran çok az yer vardır.

Devamını oku»

Le Relais de Venise – Paris

Lezzetli bir akşam yemeği için şehrin bir ucuna üşenmeden gidenlerdenseniz; mutlaka buraya uğramanızı tavsiye ediyorum. Zaten Paris denince akla gelen etlerin başında antrikot geliyor her ne kadar çoğu kişi bunu çok turistik bulsa da!

Le Relais de Venise Paris’in Porte Maillot bölgesinde yer alıyor. Masalar biraz sıkışık nizam yerleştirilmiş ve dekorasyon sanırım açıldığı 1960’lı senelerden beri değiştirilmemiş.Menüsü olmayan ama pek ilgili(!) garson hanımları olan bir yer burası.

Devamını oku»

Les Deux Magots – St Germain des Pres – Paris

Woodly Allen’in “Midnight in Paris/ Paris’te Gece Yarısı” filmini izlemişsinizdir. Filmi izlerken bu yazıyı yazmam gerektiğini anladım. Hemingway’in genç ve hızlı zamanlarındaki sahnelerinde hep ‘takıldıkları’ cafe olan Les Deux Magots’u o zamanlara uyarlanmış hali ile görüyoruz. O zamanlara uyarlanmış demem yanlış belki de çünkü şu anda bile Cafe’ye adım atar atmaz kendinizi film setinde gibi hissedebiliyorsunuz.

Devamını oku»