Nar Likörü

Madem kış meyveleri reçel ya da türevleri ile stoklamaya, pekala likör de yapabiliriz. Geçen sene bir arkadaşımın annesi rica ettiğinde, arşivimdeki tarifi tarayıp bulmuş ve üzerinde çalışmıştım. Ancak şimdi başka bir arkadaşımın dürtmesi(!) ile hazırlamak ve fotoğraflamak için zaman bulabildim. :)

Likör yapmayı çok seviyorum; annemden kalan bir alışkanlık ile de bayram sabahı erkenden giyinip süslenip, sabah kahvesinin yanında servis etmeye bayılıyorum. Yaz sonundaki bayram için şimdiden güzel bir hazırlık. 

  • 6 adet orta boy nar
  • 1 adet limonun kabuğu
  • 1 adet çubuk tarçın
  • 700-710 ml sek votka

 

Nar ayıklamaya üşenen insanlar tanıyorum; haklılar çünkü kolay yoldan nasıl ayıklanacağını bilmiyorlar. Ben ilk The Ritz Carlton otelinde staj yaparken pastane mutfağında öğrenmiştim. Caydırma –genelde stajyerin çalışkan ve tembelini böyle ayırt ederler- politikası çerçevesinde 2 kasa nar ayıklamamı söylediler. Gözleri dolmuştu; yok tembel olduğum için değil, hayal ettiklerimin sadece filmlerden ibaret olacağını düşünüp hayal kırıklığına uğradığım için. Her neyse ben eskiden gördüğüm ortadan yarım tek tek ellerimle taneleri ayıklarken, o zaman bana çok yardımcı olan şef nar ayıklamayı değil nar dökmeyi öğretti.

Şöyle ki fotoğrafta da gördüğünüz gibi narı ortadan ikiye bıçak yardımı ile kesin. Çekirdekli kısmı avucunuzun içine, kabuklu kısmı tavana bakacak şekilde kavrayın. Daha sonra bir tahta kaşık yardımı ile kabuklu kısma vurmaya başlayın. Sert vurdukça kabuğun yumuşayıp, tanelerin döküldüğünü göreceksiniz. Aman dikkat hızı fazla abartıp, elinize vurmayın.

Ben bu işlemi lavabomun içine yerleştirdiğim derin bir kaba yapmayı tercih ediyorum, çünkü vurdukça narın suyun epey sıçrıyor. Su ve taneleri kaba dökülürken, kabuğun içindeki beyaz iç kabukta düşüyor. Bunları olabildiğinde ayıklamanızı tavsiye ederim. Portakal ya da limon gibi narın da iç kabuğu acılık verebilir.

Ayıklama işlemi bittikten sonra, başka bir derin kaba tel bir süzgece kaşık kaşık alıp, gene tahta kaşık yardımı ile ezmeye başlayalım. Burada ki amaç tüm nar tanelerini patlatıp, suyunu çıkarmak. Ama geriye kalan çekirdekleri atmıyorsunuz; süzgeç doldukça ters çevirin aynı kabın içine dökün.

Artık likörümüzü bekleteceğimiz turşu için kullanılan derin kavanozlardan birine ya da derin ve kapaklı olan herhangi bir cam kavanoza su ve çekirdekleri aktarabiliriz. Ancak öncesinde kavanozu kaynar suda ya da bulaşık makinasının sıcak duşunun altında yıkayıp, steril edelim. Bu neden mi önemli? Çünkü içinde uzun süre çiğ meyveler barındıracağımız için herhangi bir bakteri üremesini önlemek istiyoruz.

Aroma katması için limonun kabuğunu meyve soyacağı ile soyalım. Bu noktada içindeki beyaz deriden gene biraz sakınmamız gerekiyor. Bu nedenle meyve soyacağı ile soyuyoruz ki sadece kabuğundaki yağlı kısmı alalım, acı kısmı bırakalım.

Kavanozumun içine limon kabuklarını ve çubuk tarçını da ekledikten sonra, votkamızı direkt içine dökebiliriz. Kabağını sıkıca kapatıp, kavanozumuzu karanlık ve serin bir dolap, oda ya da neresi sizin için uygunsa oraya 3 hafta dinlenmesi için bırakalım. Aklınıza geldikçe hatta mümkünse 2 günde 1 kavanozu iyice sallayıp, lezzetlerin karıştığına emin olalım.

Fark ettiyseniz içine hiç şeker eklemedik; bırakalım biraz lezzetler birbirine geçsin, 3 hafta sonra görüşürüz. :)