Karnabahar Çorbası

 

‘Gene mi karnabahar’ diyenlerinizi duyabiliyorum :) Ancaaak havalar sonunda(!) karlı ve her yer bembeyazken, bir çok iş yeri ve okul tatildeyken, evde öğlen yemeği keyfinde çorbadan başka bir şey düşünemem. Bembeyaz manzarama bembeyaz bir çorba yakışır diyerek, pekte sevmediğim, ancak bu sene nedense mutfağımdan çıkarmadığım karnabaharla yaptığım bu sebzeli çorbaya bayılacaksınız!

Beni takip edenler bilirsiniz ki neredeyse bu kadar iddialı konuştuğum tarif yoktur; ancak bu çorba hem sağlıklı hem de çok lezzetli!

  • 1 adet küçük çiçek karnabahar
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet büyük havuç
  • 2 dal kereviz sapı
  • 2 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
  • 1.8 – 2 lt tavuk suyu ya da sebze suyu
  • 90 gr un
  • 235 ml süt
  • 40 gr tereyağ

 

Karnabaharımızı minik çiçekler oluşturup, bol soğuk suyun içinde temizlenmeye bırakalım ve diğer sebzelerimizi hazırlamaya geçelim.

Sebzelerimizin çabuk pişmesini istediğimizden ve çorbayı blender’dan geçirmeyeceğimiz için, parçaların kaşığa aynı anda rahatlıkla sığabileceği boyutta keselim. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi, büyüklükler pişme yapısına göre neredeyse aynı boyda ve incelikte kesilmiş.

Tereyağımızın 5 gramını tenceremizde eritip, ince kıydığımız soğan, havuç ve kereviz sapımızı ekleyelim. Ateşin orta ateşte olması ve sürekli kontrolümüzde olması önemli. Çok ince oldukları için renk almaları daha kolay olacaktır. 5 dakika kadar kendi hallerinde yumuşadıklarında, minik çiçekler halinde doğradığımız karnabaharlarımızı sudan süzüp, tenceremize ekleyebiliriz.

Karnabaharlarımıza da biraz renk verdikten sonra, ateşimizi kısığa getirip, kapağını kapatabiliriz. 3 dakika kadar kendi buharlarında pişen sebzelerimize tavuk suyu ya da sebze suyu ekleyebiliriz. Suyumuzun kaynamış olması gerektiğini tabii ki unutmuyoruz değil mi? :) Evde ne tavuk suyu ne de sebze suyu yok diyenler, hiiç fark etmez; normal kaynamış su ekleyin gitsin çünkü o hali ile bile çok lezzetli olacak.

Sebzelerimiz kısık ateşte, hafiften fokurdayıp pişerken biz de ‘Beyaz Sos’umuzu hazırlayabiliriz. Beyaz sos nedir diyenler; hafif beşamel sos! Fransızlar buna beyaz sos diyorlar; tüm malzemeler beyaz ve renk vermeden pişiriyoruz da ondan.

Çorbamızda topaklanma olmaması için, ve düzeltmek için blender gibi bir kurtarıcımız da olmayacağı için size farklı bir yol göstereceğim. Oda sıcaklığındaki sütü bir kaseye dökelim ve üzerine tuz ve unun tamamını ekleyelim. Homojen bir kıvam edene kadar çırpmamız gerekiyor. Bu sırada küçük bir sos tenceresinde tereyağımızın tamamını eritelim. Erimiş olan yağımıza süt ve un karışımızın tamamını ekleyip, kısık ateşte kıvam elde edip, un kokusu çıkana kadar pişirmeye devam edelim. Bildiğiniz beşamel sos gibi koyu olmayacaktır, çünkü süt oranı normale göre daha fazla.

Artık kaynayan ve sebzeleri pişmiş olan çorbamıza, beyaz sosumuzu ekleyebiliriz. Bir yandan eklerken bir yandan çorbayı karıştırmaya devam edelim ve 3 dakika daha kaynamaya bırakalım. Çorbanın kıvamının arttığını ve koyulaştığını göreceksiniz.

Servis etmeden önce ince kıyılmış maydanoz ile servis etmenizi öneririm; hem çorbaya bir renk katıp, hem de tazelik verecektir.